“ GURBETE YOL GÖRÜNDÜ ”
KÖY ODASI: (Tipik bir Anadolu evi odası) Yerlerde kilim, minder, köşelerde yastıklar, güğüm, sofra, oklava, saç, masa üzerinde eski bir radyo ve Anadolu’da bir köy odasında bulunması muhtemel eşyalardan müteşekkil bir oda.
OYUNCULAR
Ali : Evin oğlu, heyecanlı ve arayış içinde atılgan bir tip.
Baba : (Emin amca) Yaşlı, sakallı, tok sesli bir tip.
Mehmet : Ali’nin arkadaşı, saygılı bir genç.
Hasan : Uyanık geçinen, olayları abartan, kalın, kısa kravatlı, fötr şapkalı eski bir gurbetçi tipi.
* * *
(Perde açıldığında baba, odanın bir köşesinde oturmuş, Kur’an-ı Kerim okumaktadır. Bu esnada içeriye evin oğlu Ali girer. Yorgun ve bitkin halde, kendi kendine söylenir.)
ALİ : Of be bıktım ! Bu böyle devam etmez.
(Baba Kur’an-ı Kerim’i kapar, gözlüklerinin üzerinden oğlu Ali’ye bakmaya başlar.)
BABA : Ne oldu oğlum? Otur bir dinlen bakayım. Terlisin galiba?
ALİ : Sen beni merak etme, iyiyim ben baba, terli falan da değilim.
BABA : Nasıl merak etmem oğlum? Başka kimim var ki?
ALİ : Üzülme babacığım. Elbet bir gün bu işler düzelecek.
BABA : Ama nasıl?
ALİ : Zamanı gelince anlatırım baba.
(Ali hala ayaktadır.)
BABA : Oğlum, zamanı gelen bazı işlerimiz de oldu. Hatta vakti bile geçti. Artık onlar da bu evde hiç konuşulmaz oldu.
ALİ : Hayırdır baba, hangi işler?
BABA : Oğlum, arkadaşlarının hepsi evlenip, çoluk çocuk sahibi oldular, sen daha neyi beklersin bilmem ki?
ALİ : Az kaldı baba, az. Hem bu fakirlikle hangi kız bana varır. Bunları hiç düşünmüyor musun?
Etiketler :