Ergenler neden yalan söyler?

Ergenler neden yalan söyler?

Bu davranış ergenlik döneminde ailelerin çok şikâyet ettikleri bir problemdir. Kendilerine göre bazı yöntemlerle çözümlemeye çalıştıkları ve gün geçtikçe karşılıklı güvensizliğin geliştiği bir süreç haline de dönüşebilir. Aslında yalan çocukken başlar. Hayalle yalanı ayırt edemeyen çocuk hayal dünyasındaki her figürü bu şekilde aktarmaya çalışır. Fakat ailelerin tutum ve yaklaşımlarıyla bu problem ya aşılır ya da çözümsüz bir hal alır. Çocukluk döneminde başvurulan yalanlar çocuğun daha çok kendini koruduğu bir liman gibidir. Nasıl bir cezayla karşılaşacağından çok emin olamadığı zaman yalana başvurur. Hata yaptığını fark ettiği zaman dayakla karşılaşma kaygısı yalan davranışının devam etmesini sağlar.


Ergenlik dönemine girildiği zaman ise ailenin tutum ve davranışları artık çocuk tarafından öğrenilmiştir. Ailenin tavırlarını içselleştirdiği için onlara karşı kendini ortaya koyma davranışı olarak özgürleşme çabası içindedir. Özgürleşme ve bağımsızlık istekleri aile tarafından reddedildiği zaman kendini yetersiz gördüğü durumlarda yalan bir kalkan görevini görür. Yalanı en çok ergenler başarısız kaldıkları durumlarda kullanırlar.


Ergenlik çağındaki çocuklar yetersizliklerini bir sığınak olarak gördükleri yalanla kapatmaya çalışırlar. Notları düşük giden bir öğrencinin ailesinin tepkisinden korktuğu için buna rağmen iyi durumda bir karne beklediğini ifade etmesi başarısızlığı kabul etmekte zorlandığını gösterir. Başarısızlık ergenler için bir utanç kaynağıdır. Ebeveynlerin yalana neden başvurduğunu keşfetmeleri gerekir. Kendi değerlerini korumak için benlik değerlerini ailenin önünde güçlü tutmak isterler. Yalanı genellikle bir sorunla başa çıkma yöntemi olarak gören ergen, çözüm yollarını da daha fazla yalana başvurarak gösterir. Yalan söyleme davranışı devam ettiği sürece ailenin çocuğa güveni kırılır.


Yalan söyleyen bir çocuk veya ergen güvenilmez olarak adlandırılır ve bütün davranışları sorgulanır. Arkadaşları arasında da yalanlar fark edildikçe dışlanma eğilimi başlar. Ailenin çocuğa sadece yalan söylemenin kötü bir şey olduğunu söylemesi yeterli değildir. Yalan davranışın ortaya çıkardığı sonuçları ergenle birlikte karşılıklı konuşarak çözümlemek gerekir. Onu yalan söylemeye iten sebepleri bulup ortaya çıkarmak çözümü de kolaylaştıracaktır.


Ergen kendisini ortaya koyarken bir şekilde kendisini ifade etmeye çalışır. Anlatmaya çalıştığı her düşünce ve duygu ebeveyn tarafından dikkate alınmalıdır. Dikkate alınan bu ifadeler arasında onu bu davranışa iten duygu dinamikleri fark edilecektir. Ergenler genelde kafasından geçenleri doğrudan değil, farklı şeyler aktararak anlatma ihtiyacı duyar. Esas ihtiyacının fark edilmesini ister. Ailenin bu duyguları fark etmesi ve ortaya çıkarması zaman alabilir. Yalan söylemeye teşvik edecek bir ortamın ebeveynler tarafından da oluşturulmaması gerekir. Eleştirel bir bakış açısı ve yargılama isteğini hissederse ergen anlatacağı konuları ifade etmez ve saklama eğilimi gösterir. Ergenin güvenini kazanmak ona doğrudan ceza vererek değil, bu davranışın sonuçlarını düşünmesi gerektiğini uygun bir dille aktarmaktır.


Yalanın içeriği değil, yalanın neden söylendiği önemlidir. Kendi sınır yolculuğunda bir keşfe çıkan ergen ailenin tasvip edip etmeyeceğini fark etmeden kendini denemeye başlar. Hayatta yeni bir şeyler denemek, heyecan ve adrenalin tutkusunu harekete geçirdiği için onlar için değerlidir. Ergen çoğu zaman yalan söylediğinin farkındadır. Fakat bunu nasıl çözüme ulaştıracağını bilemez. Hatasının sorumluluğunu alması gerektiği yönündeki bir davranışı sergilemek en sağlıklı çözümdür. Böylelikle yanlışını onarması için ona bir imkân verilmiş olur.


Bazen yalan, bir alışkanlık haline gelebilir. Bu alışkanlığı çözümlemek ailenin tutum ve davranışlarını değiştirmesiyle çözümlenemiyorsa farklı psikolojik problemlerin olduğu düşünülmelidir. Yalan davranışı davranım bozukluğunda veya yetişkinlik döneminden önce başlayan kişilik bozukluklarında çok sık görülebilen bir davranış sorunudur. Başka davranış kusurlarıyla birlikte görülüyorsa eğer kendine ya da başkalarına zarar verecek davranışlar içeriyorsa bu problemin profesyonel bir destekle çözümlenmesi gerekir. Bu durum daha çok yalanın patolojik bir hal alması durumunda geçerlidir. Otokontrol sistemini tekrar oluşturmak ve sorumluluk hissedecek bir davranış patenti geliştirmek için teropatik bir yardım ya da psikiyatrik bir destek gerekebilir.

Bizim Aile Dergi Ocak sayisi-2008

Belkıs ERTÜRK

Psikolog

Yorum Yaz