|
http://www.diyanet.gov.tr/turkish/DIYANET/2005aylik/mayis/Diyanet/Diyanet.html http://www.diyanet.gov.tr/turkish/DIYANET/2004aylik/mayis/aylik/index.html http://www.diyanet.gov.tr/turkish/DIYANET/2006aylik/mayis/aylik/Diyanet.html http://www.diyanet.gov.tr/turkish/DIYANET/2007aylik/mayis/aylik/Diyanet.html İslâm’da Ailenin Önemi Ve Çözülme Sebepleri Toplumun çekirdeğini aile oluşturur. Bir toplumun geleceğini tahmin etmek ‘değerler’ açısından aile yapısına bakmakla mümkündür. Değerler; kültür ve topluma anlam veren ölçütlerdir. Toplumun geneli ortak değerler üzerinde uzlaşır. Çünkü değerler, toplum fertleri tarafından paylaşılır, ciddiye alınır. Zira değerler, sosyal ihtiyaçların karşılanmasında fert ve topluma motivasyon işlevi kazandırır. Değerler, coşkularla birlikte bulunur; kişiler yüce değerler için özveride bulunur; savaşır ve hatta ölürler. (Fichter, Joseph, Sosyoloji Nedir?, çev. N. Çelebi, Konya, ts., s. 143) Burada sözü edilen değerler, kaynağı aşkın olan bir güce dayanır ki, biz buna ‘manevî değerler’ adını veriyoruz. Toplumumuzun %90’ı Müslüman olduğuna göre, bizde en üst kimlik din olup, yegâne değer ölçümüz de İslâmiyet’tir. Prof. Dr. Ramazan Altıntaş -------------------------------------------------------------- Modern Zamanlarda Annelik |
|
Teknolojik gelişmeler, tarih içinde birçok buluşun ve düşünce akımlarındaki gelişmelerin etkileşimi ve bilgi birikimi ile ortaya çıkmaktadır. Teknik ilerlemeler, insanlığın doğuşu ile birlikte sözkonusudur. Ancak, Batı’da 18. yüzyılda sanayileşme devrimi ile başlayan ve günümüze kadar gelen dönemde, teknik gelişmeler ve ortaya koyduğu toplumsal olgular daha önceki dönemlere göre çok hızlı ve büyük ölçeklerde olmuştur. Hatta son yirmi yıl içindeki iletişim teknolojisindeki gelişmelerle birlikte bahsedilen bilgi toplumu döneminde teknolojik bilginin süratli değişiminin insan hayatını da etkilediğine şahit olunmaktadır. Bu gelişmelerin seyri Batı’dakinden farklı şekillerde olsa bile toplumumuzun derinden etkilendiği, hem temel kurumların hem de bireylerin hayat tarzına kadar toplumsal yapımızın farklılaştığı, önemsenmesi gereken bir husustur. (Şadoğlu, Yaşar, Kadın Kimliği, 1997) Tüm bu gelişmeler günümüzün “modern zaman” olarak nitelenmesini gerektirmiştir. Modern zaman, geleneğin önem ve değerini kaybettiği, yeni formlar alarak şekillendiği ya da farklılaştığı bir ölçüye de işaret etmektedir. Kentleşme ve içi boşaltılan değerlerÜlkemizde 1950’li yıllarla birlikte yaşanan kentleşmenin kaotik ve istenmeyen sonuçlarından biri, değerlerin boşalmasıdır. Kırdan göçen insanın kendine ait olan kimliği, değerleri ve ideallerinin kentte karşılığını bulamaması nedeniyle ve tutunduğu değerlerle örtüşmeyen yapının daha baskın olmasıyla büyük bir çelişki ve gerilim yaşanmıştır. Bu gerilimle birlikte toplumsal yapımızda ortaya çıkan ve sosyolog Ogburn’un tabiriyle “kültürel boşluk” olarak tanımlanan bir olumsuz süreç yaşanmaktadır. Sözkonusu sürece sebep olan kentleşme serüvenimiz, aslında bireyin toplumsal hayatta en önemli dayanaklarından olan değer ve değer yargılarının zamanla içinin boşalmasıyla ve tanımsızlaşmasıyla gelişen bir sürecin başlangıcıdır. Modern zamanlarda annelik bu durumdan etkilenen ve geleceğin toplum yapısını da etkileyecek olan önemli bir kilit noktasıdır. |
|
Semra Demirkan Aile ve Sosyal Araştırma Uzmanı |
-----------------------------
İnsan Yetiştirme Sanatı: Annelik
Annelik, insan yetiştirme sanatıdır. Annelik, babalıktan en az üç adım önde gelir. Annemiz, pek çok şeyi kendisinden öğrendiğimiz ilk öğretmenimiz, zor zamanlarda kendimizi kucağına attığımız, yanımızda olmadığı zamanlarda bile anam deyip manevî kucağına sığındığımız şefkat meleğimizdir. Bugün toplumumuzda ağlayan analar var. O halde anaları ağlatanlardan olmamaya, onları senede birkaç gün değil her zaman, hayatlarında ve ölümlerinden sonra bile hoşnut etmeye gayret etmeliyiz. Zira cennet, anaların ayağı altındadır. Cennete giden yol, ananın rızasından geçmektedir. Her namazda okuduğumuz Rabbena duasında kendilerini andığımız anne babamızla sağlıklarında iyi geçinip onların duasını almaya çalışmalıyız. Anne baba olunca, çocuklarımızdan beklediklerimizin daha fazlasını anne babalarımıza yaparak onlara örnek olmalıyız. Unutmayalım ki anne baba hakkı ve sevgisi, onları huzur evlerine mahkum ettikten sonra, orada onları ziyaret emekle ödenmeyecek kadar büyük bir hak, engin bir sevgi ve saygı selidir. İnsanı en güzel bir şekilde yaratmış olan Yüce Allah, ona akıl denen nimeti vererek onu bütün yaratıklardan üstün kılmıştır.
Prof. Dr. Ali Akpınar
Cumhuriyet Üniv. İlâhiyat Fak.
http://www.diyanet.gov.tr/turkish/o/5_09_2.asp
----------------------
Aile İçi İletişimde Altın Kurallar
16- “Ah Olsaydı“ sendromuna dikkat: Bu sendrom, daha çok şeye sahip almayı teşvik eden, kapitale dayalı sistemin bir sonucudur. Beklenti düzeyini yükseltir. Çok şeye sahip olduğu halde mutlu olamayan insanlar çoğalır. Sahip olduğu şeyin değerini bilen ama çoğu hedefleyen insan tehlikeden kurtulur. Yetinme duygusu yani kanaat, tembelliğe itmemeli ama nankörlük gibi bir çirkin özellik evliliğe çok zarar verir. Daha iyiyi isterken sahip olduğu şeylerin farkına varmayan insana nankör denir. Doyumsuz eşler ciddi evlilik sorunlarına neden olurlar.
17- Şefkatin önemi: Sevgiden farklı bir duygudur. Şefkat, karşılıksız sevgi olarak da söylenebilir. Annenin çocuğuna verdiği en önemli hediyedir. Ruhsal bir enerjidir ve verdiği kimseyi de vereni de iyi hissettirir, şefkat şefkati doğurur. Vicdana giden duygudur, iç sesi, içteki uyarı sistemini harekete geçirir. Bu duyguya sahip kişi bilerek kötülük yapmaz. Şefkatli kişilerin iyi eş olmaları daha kolaydır. Yumuşak ve sıcak kalpli insanları kim sevmez ki. Şefkatli insan, aynı zamanda bağışlayıcı da olur, affetmeyi başarır. http://www.diyanet.gov.tr/turkish/o/5_09_5.asp
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
İnsani Değerler ve Ruh Sağlığı Vakfı Başkanı
Etiketler : İslâm’da Ailenin Önemi Ve Çözülme Sebepleri