İnanç ve İnsanlar


Pazar, Ocak 6, 2008 · Kategori: NE-GUZEL

Dr. Polat HAS

 

Sadece öz alintilardir teferruat makalesinde bulunmaktadir

 

İnanç ve insan yapısı arasındaki alaka çok derindir. Dr. Henry Link, “Dine Dönüş” kitabında, ABD e Psikoloji Araştırmaları Daire Şefi olarak 15321 kadın ve erkek üzerinde yaptığı inceleme ve 73226 psikoloji testinin tatbik neticesini şöyle değerlendiriyor: “Bir dine inanan ve mabedlere devam eden kimselerde şahsiyet ve karakter, dine karşı lakayd olan ve mabede gitmeyenlerden daha sağlam ve üstündür.”

Dale Carnegie, “Üzüntüyü Bırak Yaşamaya Bak” isimli kitabında, üzüntüyü önleme çarelerinden olarak şunları yazmaktadır; “Bugün, yarım saatlik dinlenme zamanı ayıracağım. Bu dinlenme sırasında Allah’ı düşüneceğim.”

 

Harward Üniversitesi’nde Felsefe Profesörü William James:’‘Üzüntüyü tedavi eden en kuvvetli ilaç, dini inançtır.”
Dr. A, A. Brill: Gerçekten dindar olan kimsenin ruh hastalığına yakalanmasının mümkün olmadığını söyler.

Mahatma Gandhi: “Duaların yardımı olmasaydı, kısa zamanda çıldırırdım.”
Nobel Mükâfatı kazanan Dr. Alexis Carrel “Readers Digest” dergisine yazdığı bir yazıda, “Bir kişinin yapabileceği en kuvvetli enerji duadır. Dua, dünyanın çekim kuvveti gibi gerçek bir kudrettir. Hiçbir tedavinin fayda vermediği vakalarda, insanların sadece dua gücü ile hastalıklardan ve melankoliden kurtulduklarını gördüm” diyor.

 

Jacgues Chevalier, “Pascal” adlı eserinde, Pascal’ın “Allah’tan uzaklaşan, O’nu aramayan insan, ne kendisinde, ne de kendi dışında hakikate ve saadeti bulamaz” dediğini yazıyor.
İnancın, aile bağlarını kuvvetlendirmedeki rolü de çok büyüktür. J. Dominian, “Boşanma” isimli kitabında: “Dini törenle yapılan evliliklerin diğerlerine göre daha az boşanma ile neticelendiğini” söylemektedir. Aynı eserde inançsızlarda boşanmanın son derece yüksek olduğu istatistiklerle gösteriliyor.

 

İnanç zayıflığının intiharlardaki büyük tesirini görmek mümkündür. Maddi refahın herşeyi hallettiğini iddia edenler istatistikleri dikkatlice incelediklerinde yanıldıklarını anlayacaklardır. Mesela; ABD’ de her sene 100 doktor intihar ediyor. Dünya Sağlık Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler neşriyatına göre Japonya’da 1955’ de 22477 intihar var. 1978 istatistiğine göre, İsveç’te 20 bin intihar var.

Görüldüğü üzere maddi problemlerini halletmiş ülkeler mutlu değillerdir

sizinti




Yorum (1) Yorum yaz! Etiketler : Görüldüğü üzere maddi problemlerini halletmiş ülkeler mutlu değillerdir

camii adabi dikkat edilmesi gereken hususlar


Cuma, Ağustos 14, 2007 · Kategori: NE-GUZEL

Camiye gelirken güzel giyinmek, güzel kokular sürünmek, kötü kokulardan arınmak, el ve ayak tırnaklarının temizliğine dikkat etmek, her türlü rahatsız edici görüntüden uzak durmak gerekir
"Cami ve mescitler yeryüzünde Allah'ın evleridir. Onun için buralara giriş ve çıkışların bir takım usul ve adabı vardır. Peygamber Efendimize salatü selam getirilir ve dua edilir" 

Camideki halı ve kilimler üzerine kirli, ıslak ayaklarla basılmaması gerekir

Camilerimiz son derece temiz tutmalı, gördüğümüz çörçöpü almalıyız. Bundan dolayı ecir ve sevap kazanırız. Camilerde cemaati rahatsız edecek hal ve hareketlerden kaçınmalıyız. Peygamber Efendimiz, 'soğan sarımsak yiyen camiye gelmesin' buyurmaktadır. Bunlar cemaati rahatsız eden davranışlardır. Şu halde camiye kirli çoraplarla, ter kokan ayaklarla, çamurlu elbiselerle gelinmemeli. Cemaat rahatsız edilmemelidir. İnsanlara tiksinti veren şeyler ibadet edenlerin huşularını bozduğu gibi, caminin manevi atmosferine de yakışmaz. Öyleyse mekanın ulviyetine ve edebine uymak gerekir."

Yorum (1) Yorum yaz! Etiketler : Camilerimiz son derece temiz tutmalı, gördüğümüz çörçöpü almalıyız. Bundan dolayı ecir ve sevap kazanırız. Camilerde cem

"Ey ölümlü zalim nefsim! -ALINTIDIR


Perşembe, Ağustos 28, 2006 · Kategori: NE-GUZEL

Elbette bir gün nefesin kesilecek. Hem de hiç ummadığın bir anda, hiç beklemediğin bir yerde. İşte o zaman umutlarin tükenecek, dünyan kararacak, göz kapaklarin hiç açilmamak üzere kapanacak, ağlasanda duyamayacak kadar sağirlasacaksın. Kalbinden hiçbir ses gelmeyecek, nabzın etrafindaki vaveylaya inat, hiç atmayacak. O kibirle, gururla, firavun gibi tozlari savurduğun ayaklarinin mecali kesilecek, nice günahlar islediğin ellerin iki yanında mıhlanmış gibi duracaklar. O hain gülüşün ile, hiç solmayacakmış gibi duran meymenetli yüzün buruşup pörsüyecek ve hışımlı bir eda ve abes bir çehre ile terkedeceksin o çok sevip, uğruna en kiymetli şeylerini tereddütsüz feda ettigin dünyani... Ve terkedileceksin dostlarin tarafindan, küreklerinden atılan toprağın altında birakilarak! Ne neslin, ne malin, ne canin, ne rütben, ne de dünyevi dostların hiçbir teselli veremeyecekler sana. O dem sesler kesilecek, tek renkli dünyana göç edeceksin! Bağırmak isteyeceksin bağıramayacaksin, pişman oldugunu defalarca haykirmak isteyeceksin, dilin tutulacak. Geri dönmek isteyeceksin, 'Bir kez daha!' diyeceksin. Kapilarn sımsıkı kapali oldugunu göreceksin. Hiçkira hiçkira ağlamak isteyeceksin, gözünden tek damla yaş akmadiğıni göreceksin. Kendi kendine hayiflanip, bes para kiymeti olmayacak serzenişlerde bulunacaksin. Habire; sen vardim dedin, yok oldun iste! Sen oldum dedin öldün be işte.
Sen bildim dedin unutuldun iste. Gözün varken görmedin, kulağın varken dinlemedin, kalbin varken hissetmedin, aklin varken anlamadin. Simdi hepsini kaybettin. Sana hizmet eden bütün arzularin; artik senin nankörlügün, nâkadirsinasligin, vefasizligin, emanete hiyanet etmekligin yüzünden senden şikâyet etmeye baslayacaklar.
Ey zalim nefsim! En ufak bir menfaatin için, en habis şeytanlarin ayaklarni öpecek kadar zillete düşüyorsun. Sonsuz ve hakiki bir menfaat için neden basini secdeye götürmekte tereddüt ediyorsun? Hangi cesaretle kulluğun izzetini elinin tersiyle itiyorsun? Karanlik ve soğuk cehennem ateşinin seni yakmayacagina dair elinde bir senet mi var? O karacik ve daracik kabre konulmamak için bir taahhüt mü aldin yoksa? Titre nefsim, titre! Titre de kendine gel! Çünkü ölüm gelince titreyemeyeceksin...

Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : ölüm zalim nefis hayat

10'u OLMADAN 10'u OLMAZ


Cumartesi, Ağustos 16, 2006 · Kategori: NE-GUZEL

1.Günah ve harama düsme endisesiyle süpheli seylerden uzak durmadikça.......AKLiN FAYDASi OLMAZ


2.ilmin olmadikça....ERDEMiN FAYDASi OLMAZ


3.Allah'a karsi alçak gönüllü bir duyarlilik sevgi ve ürperti duygulari tasimadikça..... KURTULMANiN FAYDASi OLMAZ


4.Adalet olmadikça... YÖNETiMiN FAYDASi OLMAZ


5.Edep olmadikça.. ASALETiN FAYDASi OLMAZ


6.Cömertlik olmadikça.. ZENGiNLiGiN FAYDASi OLMAZ


7.Güven olmadikça.. SEViNCiN FAYDASi OLMAZ


8.Kanaat olmadikça..... FAKiRLiGiN FAYDASi OLMAZ


9.Alçak gönüllülük olmadikça.. YÜKSELMENiN FAYDASi OLMAZ


10.Allah'in basariya ulastirmasi olmadikça. ÇALisMANiN FAYDASi OLMAZ


Hz. ÖMER(r.h.)

Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler :

kanuni ve zenbilli ali efendi


Çarşamba, August 16, 2006 · Kategori: NE-GUZEL

Kanuni Sultan Süleyman "Muhibbi" mahlasıyla divan şiirleri yazardı.
Sarayın tüm ağaçlarını karınca sarınca, karıncaları yok etmek için
Zamanın şeyh-ül islamı Zembilli Ali Efendiye bir beyit göndererek fetva vermesini istedi
 
Drahtı ağacını sarmış olsa karınca
Zarar var mıdır karıncayı kırınca
 
Zembilli ali efendi, aynı güzellikte bir beyit gönderir...
 
Yarın Hakk'ın divanına varınca
Kanuniden hakkın alın karınca

Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler :

bu gece yatarken dua eder misiniz


Cumartesi, Haziran 22, 2006 · Kategori: NE-GUZEL

SADECE BIR KAC DAMLA GÖZYASIMIZ DA MI YOK RAHMET DAMLALARI KURUDU MU YOKSA

SADECE RAHAT DÖSEKLERIMIZDEN DUA EDECEGIZ

BUNU DA COK MU GÖRECEGIZ RABBIMIZE

HEP ISTEDIK ASLINDA O NA SIGINILMALI O YÜCELTILMELIYDI

HEP KENDIMIZ ICIN ISTEDIK SADECE DUA

HALIMIZE KAVLIMIZE DURUSUMUZA MAZLUM HALIMIZE KARDESLERIMIZE DUA

BÜTÜN INSANLIK ICIN---ISLAHIMIZ ICIN --YINE RABBIMIZE O NUN ISIMLERINE SIGINALIM

 

 

 

 

Yorum (3) Yorum yaz! Etiketler :

Aglayalım


Cumartesi, Haziran 22, 2006 · Kategori: NE-GUZEL

Gelin hep beraber ağlayalım..
Hakkını veremeden eda edilen namazlarımıza ağlayalım..
Hakkını veremeden eğilip kalkmalarımıza ve bunlara namaz deyişimize ağlayalım..
Aşıkla mâşuk misali ALLAH(c.c.) ile kulun buluşma noktası olan secdelerimizin ve seccadelerimizin hakkını veremeyişimize ağlayalım..
Günde en az beş defa sunulan af piyangosunu kaçırdığımıza ağlayalım..
Her bir namazda bütün günahlarımızdan arınma fırsatını kaçırdığımıza ağlayalım..
Uykunun kollarında gaflet içinde geçen zamanımıza ağlayalım..
Gaflet ile geçirilen ve boşa giden günlerimize ağlayalım..
Her gün onca hadise karşısında ürpermeyen kalplerimize ağlayalım..
Dünyaları yutsa da doymayan nefislerimize bende oluşumuza ağlayalım

Dua edin icabet edeyim diyen Rahman ve Rahim olan Rabbimize karşı dua etmeyişimize ağlayalım..
İsteyin vereyim diyen Rabbimize karşı sanki hakkında vaadinden dönmesi söz konusuymuş gibi, Ona güvensizliği işmam eder tarzda Ondan kamil iman, tam ihlas ve takva istemeyişimize ağlayalım..

Hiç ölmeyecekmiş gibi, toprak altına girmeyecek ve hesap vermeyecekmiş gibi yaşayışımıza ağlayalım..
Kalbim temiz deyip her türlü fecaati işleyip kendimizi avutmamıza ağlayalım..

Evladımızın bizden, bizim de onlardan kaçacağımız günün gelip çattığı zaman keşkelerin hiçbir faydası olmayacağını bu dünyada anlamadan göçüp gideceğimize ağlayalım..
Her gün gözümüzün önüne serip sergilenen onca ibretlik hadiseler karşısında başımızı devekuşu gibi kuma sokup değişmeyen hakikat olan ölümü kendimizden uzak görüşümüze ağlayalım..
Ölenle ölünmez canım deyip üç gün sonra şen-şakrak şarkılar türküler söyleyip gafletle geçen ömrümüze ağlayalım..
Günahı günah bilmeden ve ona tevbe edemeden günahlarımızı yüklenip huzur-u İlahiye gitme tehlikesinden bîhaber yaşadığımıza ağlayalım..
Dağlar cesametindeki günahlarımızı gördüğümüzde ben bu günahları ne zaman işledim Ya Rab diyeceğimiz o günden bîhaber yaşadığımıza ağlayalım..
Kuran bize yeter deyip sünnete sırtımızı döndüğümüz güne ağlayalım..
Peygamberlerin bile Efendimiz ( sallALLAHu aleyhi vesellem )e ümmet olmayı isteyeceği o gün bu ümmet-i merhûmeden olamama tehlikesi karşısında halimize ağlayalım..
ALLAH(c.c.) dostlarını tenkit edip, Peygamber Efendimiz ( sallALLAHu aleyhi vesellem )i üzdüğümüz için ağlayalım..
Ateşin odunu yiyip bitirmesi gibi bütün hayır ve hasenâtımızı bitiren hasedden ve gıybetten kurtulamayışımıza ağlayalım..
Azdıran zenginlik karşısında günümüzü gün edişimize ağlayalım..
Hayırlısı varken hakkımızda hayırsız olanı istemeye devam etme saygısızlığını gösterdiğimiz için ağlayalım..
Veren de alan da belli iken feryâd ü figân edişimize ağlayalım..
Gülün de dikenin de bağın da bahçevanın da sahibi belliyken onlara sahipmiş gibi davranma saygısızlığından dolayı ağlayalım..
Böylesine muhteşem bir saltanat sahibi karşında cüzî irademize bakıp da ulûhiyet işmam eden hallere girmek küstahlında bulunduğuz için ağlayalım..
Cüzî bir ibadetle ebedi cenneti vaad eden Sultanımıza karşı hak iddia etmek kabalığında bulunmamıza ağlayalım..
Yokluktan varlığı çıkaran ve sonra da ebedi bir hayat vaad eden ve onu verecek olan Rabbimize karşı günde birkaç saat ibadet ve hizmet etmekten kaçışımıza ağlayalım..
Altmış yıllık bir hayatta istikamet üzere yaşamaya mukabil 60 trilyon sene bile yanında bir hiç kalan ebedi bir hayatı vaad eden ALLAH(c.c.)ın sözüne itimat etmezmiş gibi yaşayışımıza ağlayalım..
Bir ayağımız çukura girmişken bile mal mülk peşinde koşmaktan utanmayışımıza ağlayalım..
ALLAH(c.c.) için verin dendiğinde nefsimiz adına verdiğimiz için ağlayalım..
ALLAH(c.c.) var deyip ve fakat sanki yokmuş gibi yaşayışımıza ağlayalım..
Hiç akletmez misiniz, hiç düşünmez misiniz diye ferman eden Kurânın sesine ses vermeyişimize ağlayalım..
ALLAH(c.c.)ım vücudumu o kadar büyüt ki benden başkasına cehennemde yer kalmasın diyenlere mukabil cenneti kendimize cehennemi başkasına layık görüşümüze ve o mübareklere ettiğimiz vefasızlığa ağlayalım...
İyi günde unutup kötü günde hatırladığımız Rabbimize gösterdiğimiz vefasızlığımıza ağlayalım..
İyi-kötü, dinli-dinsiz, said-şaki, müslüman, putperest, hristiyan, mecusi, yahudi demeden, hiç ayırt etmeden her gün hepsine nimetlerini bol bol veren Rabbimize karşı kulluğun ifadesi olan namaz, zekât, oruç, sadaka verme, ALLAH( c.c.)ı zikretme, emr-i bi-l maruf gibi ibadetlerde gönülsüz davranışımıza ağlayalım..
Üç kuruş sadaka ile cenneti satın almış gibi bir havaya girişimize ağlayalım..
Şeytanın bizi ALLAH(c.c.), Rahimdir affeder diye diye kandırıp kulluk vazifelerimizi ihmal ettirme tuzağına düşürmesine ağlayalım..
Gelin hep beraber günahlarımıza ağlayalım..
Ağlayalım ağlanacak halimize güldüğümüze..
Kuruyan göz pınarlarımıza, yaşarmayan gözümüze ağlayalım..
Ve ağlayalım ağlayamadığımız için acınacak halimize..
Gelin hep beraber ağlayalım..
Ağlayamıyorsak bile hiç olmazsa GÜLMEKTEN UTANALIM....

ALINTIDIR
Hakan Yılmaz

Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler :