|
Dr.Ömer YILMAZ
Din isleri Yüksek Kurulu Uzmani
Diyanet Avrupa Dergisi 2008-nisan
Selâm olsun sana ey Nebî!
Dünyaya gözlerimi açtığım zaman daha anne-baba bile demesini öğrenmeden, benim gönlüme ilk nakşedilen söz senin adın olmuştu…
Sağ kulağıma ezan, sol kulağıma kâmet okunarak ismim konmuştu…
İçinde yaşadığın toplum sözlerine başlarken, “Annem babam sana feda olsun yâ Rasûlallah" derlerdi. Biz de sana anne-baba değil,
can kurbandır, can fedâdır ey Nebî!...
O yüzden Yunus (ö.1321)’un dizeleri bizim merâmımızın ifadesidir ey Nebî!...
“Canım kurban olsun Senin yoluna
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Gel şefâat eyle kemter kuluna
Adı güzel, kendi güzel Muhammed."
Gönül dostu Hz. Mevlânâ (ö.1273)’nın ayağının türabı olmayı istediği
sevda, bizim sevdamızdır ey Nebî!...
“Men bende-i Kur’ânem, eğer cân dârem
Men hâki reh-i Muhammed Muhtârem."
Mevlit müellifimiz Bursalı Süleyman Çelebi (ö.1422)’nin övgüsü, aslında bizim övgümüzdür ey Nebî!...
“Merhaba ey padişahı dû-cihan
Senin için oldu kevn ile mekân
Ermedi evvel gelen bu devlete
Kimse layık olmadı bu rif’ate."
Su Kasidesi şairi Fuzuli (ö. 1556)’nin aşkı bizim aşkımızdır ey Nebî!...
“Cânımı cânan eğer isterse minnet cânıma,
Cân nedir kim ânı kurban etmeyem cânânıma,
Cân ile bizden eğer hoşnud ola cânânımız,
Câna minnettir onun kurbanı olsun canımız."
Urfalı Şair Nabî (ö. 1712)’nin seni methet-
medeki acziyeti, bizim itirafımızdır ey Nebî!...
“Sen ki Hâtem-i Enbiyâ, Sen ki Fahr-i âlem,
Mümkün müdür gül çehreni vasfeylesin kalem."
Şeyh Galib (ö. 1799)’in dünyaya teşrifinle
duyduğu sevinç bizim sevincimizdir ey Nebî!...
“Sen Ahmed-i Mahmud-u Muhammedsin Efendim.
Hak’tan bize bir Sultan-ı Müeyyedsin Efendim."
Milli şairimiz Mehmed Akif Ersoy
(ö.1936)’un feryâdı, bizim feryadımızdır ey Nebî!..
“Yıllar geçiyor ki yâ Muhammed
Aylar bize hep muharrem oldu!"
Kayserili Yaman Dede (ö. 1963) hep benim,bizim derdimize tercümandır ey Nebî!...
“Gönül hun oldu şevkinden boyandım yâ Rasûlallâh!
Nasıl bilmem bu nîrâna dayandım yâ Rasûlallâh!
Ezel bezminde bir dinmez figandım yâ Rasûlallâh!
Cemâlinle ferah-nâk et ki, yandım yâ Rasûlallâh!"
Erzurumlu Ömer N. Bilmen (ö. 1971)’in senden şefaat talebi, bizim talebimizdir ey Nebî!...
“Günahkârım, peşîman bir kulum, gayet perîşanım,
Niyaz etmekteyim senden şefaat ya Rasûlallah
Bayrak şairi Arif Nihat Asya (ö. 1975)’nın sana olan hasreti, bizim hasretimizdir ey Nebî!..
“Şimdi Seni ananlar / Arıyor ağlar gibi.../ Ey yetimler yetimi / Ey garipler garibi! / Düşkünlerin kanadıydın / Yoksulların sahibi; / Nerde kaldın ey Rasûl, / Nerde kaldın ey Nebî."
Medine’yi mesken tutmuş Konyalı Ali Ulvi Kurucu (ö. 2002)’nun sana olan hayranlığı hepimizin hayranlığıdır ey Nebî!...
“Gönlüm sana âşık, sana hayrandır Efendim
Bir ben değil, âlem sana kurbandır Efendim."
Hülâsa sana âşık, ismi bilinmeyen nice şairlerin rüzgardan medet umarak, göndermek istedikleri selâmlar aslında bizim selâmlarımız
dı ey Nebî!...
“Ey bâd-ı sabâ, uğrarsa yolun semt-i Harameyne,
Selâmım arzeyle Rasûlu’s-sakaleyne!"
Güzel sesli müezzinlerimiz, göklere boy veren lâle misali minarelerimizden kutsal gün ve
gecelerde sana seslendi ey Nebî!...
“Es-salâtu ve’s-selâmu aleyke yâ Rasûlalallah
Es-salâtu ve’s-selâmu aleyke yâ Habîballah."
Sana olan sevgimizi ızhar için şiirlerle, övgülerle adına nice eserler oluşturduk…
Sîret-i Nebîler, Mi’râcnâmeler, Hicretnâmeler, Gazavât-ı Nebîler, Mevlîdler, Hilyeler, Kırk Hadisler…
Ülkemizi türbeleriyle süsleyen sayısız Muhammed aşıklarını yetiştirdik…
Mevlânâ’lar, Hacı Bektaş’lar, Hacı Bayram’lar, Fuzûlî’ler, Nâbî’ler, Niyâzî’ler, Gâlib’ler…
Seni anmak, sana olan bağlılığımızı bildirmek için bazı günler tertip ettik...
Mevlid-i şerifler, kandiller, kutlu doğumlar…
Ramazan akşamlarını, teravih namazlarımızı hep seninle süsledik!
Na’t-ı şerifler, tevşîh, salâ, salât ve salât-I ümmiyeler getirdik…
Kutsal yolculuğa çıkan bağrı yanık, gözü yaşlı hacılarımızla birlikte törenler tertip ettik…
Hacca gidenlerimizle sana selâmlar gönderdik, dönenlere hep seni sorduk ey Nebî!...
Sen Hâtemü’l Enbiyâ, Sen Muhammed Mustafa’sın!...
Sen kâinatın gülü, biz ise etrafında halkalanmış nâlân bülbülleriz ey Nebî!...
Aşıklar senin için yanar, sadıklar senin için ağlardı,
Sen Allah’ın bize bir rahmeti, Sen Muhammed’ül Emin’sin ey Nebî! …
Sen Fahr-i Âlem, Habîb-i Ekrem ve Nebîyyi Muhteremsin…
Nurunla kâinâtı aydınlatansın ey Nebî!…
Sen Nübüvvetin mührü, Muhammed’sin,Mustafa’sın, Ahmed-i Mahmud’sun…
Sen Server-i Enbiyâ, Habib-i Kibriyâsın ey Nebî!...
Âlem-i risâletin şems-i nehâri ve bâğ-ı nübüvvetin verd-i bahârısın …
Aynü’l-a’yân ve nûru’l-ekvân ve habîbü Yezdânsın ey Nebî!...
Efdalü külli mevlûd ve ekmelü külli mevcûd olan yine sensin ey Nebî!...
Yusuf’un güzelliği, Süleyman’ın mülkü, Musa’nın mucizesi, İsa’nın müjdesi sensin...
Sen hayrülbeşer’sin ey Nebî!..
Ehl-i Hakk’a ilhâm, yetimlere şefkat eli, misafirlere yoldaş, kölelere ihvân, dertlilere devâ, mücrimlere şefaatsın ey Nebî!...
Can sensin, cânan sensin, Nebîyy-i muhtâr olan âdem yine sensin…
Selâm sana efendim, selâm sana sultanım!...
Feda olsun yolunda, kurban olsun canım…
Salât ve selâm, milyonlarca ihtiram sana,sana olsun ey Nebî!
----
Hata varsa lütfen uyari yapiniz
|