Allahım,senden başka hiçbir şeyi olmayan ben, senden başka herşeyi olanlara acırım- konfüçyüs

mirac kandilinde gelin dua edelim

Kategori: -DuaDemeti

Ey Yücelerden Yüce Rabbim! Bütün mal ve mansıp sahipleri kapılarını sürmelediler. Sen’in yüce dergahının kapısı ise asla kapanmaz ve dilekte bulunanlara her zaman açıktır.

Ya Rabbî, Ya İlahî! Yıldızlar gaybûbet âlemine, gözler de uykuya daldılar. Sen ise, ey Rabbim, Hayy’sın, Kayyûm’sun; uykudan, uyuklamadan sonsuz defa münezzeh ve müberrâsın.

Ya Rab! Gece, karanlığıyla mevcûdâtın üzerini örtünce döşekler de seriliverdi ve sevenler sevdikleriyle başbaşa kaldılar. Sen, Sen’in yolunda, Sana ulaşma istikametinde cehd ü gayret içinde bulunanların biricik sevgilisi, (benim gibi) yalnızlık gurbetine maruz kalanların da yegane enîsisin!

Ya İlâhî! Ulu dergâhına sığınan bu kimsesiz kulunu kapından kovacak olursan ben gidip hangi kapıya iltica edebilirim ki! İlâhî! Yakınlığından mahrum edersen beni, o zaman ben kimin yakınlığını umabilirim ki! İlâhî! Şayet Sen bana azap etmeyi murad buyurursan, ben biliyorum ki, cezalandırılmaya fazlasıyla müstehakım! Fakat affınla sarıp sarmalarsan, o da Sen’in lütfun ve keremindir.

Ya Seyyidî, ya İlâhî! Marifet erbabı kulların Sen’i bulduklarında Sen’den başka ne varsa hepsinden yüz çevirmişlerdir. Salih kulların Sen’in fazlınla necâta ermişlerdir. Taksîratı pek çok günahkarlar da “Tevbe, ya Rabbi!” deyip yine Senin kapına yönelmişlerdir.

Ey affı güzel Rabbim! Ne olur, affının serinliğini ve marifetinin halâvetini benim ruhuma da duyur ve beni onlarla doyur! Her ne kadar ben bunlara lâyık olmasam bile, haşyetle önünde iki büklüm olup ikâbından sakınılmaya lâyık olan da, mücrimlerin günahlarını bağışlama şanına yaraşan da yalnız Sen’sin!
net´ten

- Perşembe, Temmuz 3, 2008 - yorum {2} - yorum yaz


dua edelim

Kategori: -DuaDemeti

Yüceler Yücesi Rabbimiz'e sonsuz hamd ve şükür, Efendiler Efendisi Peygamberimiz'e, diğer enbiyâ-ı izâma, ehl-i beyte, sahabe-i güzîne ve Hakk'ın bütün sâlih kullarına zerrât-ı kâinat adedince salât ü selam ediyor, başta ülkemiz fertleri ve topyekün inananlar olmak üzere bütün insanlığı en kısa zamanda zulüm, tecavüz, açlık, yoksulluk gibi elem verici dertlerden arındıracağına ve dünyanın çehresine insanca yaşama, sulh, esenlik, emniyet, adalet, hürriyet boyalarını bir kez daha çalacağına katiyen inandığımız Rabbimiz'e el açıp yürekten ve ızdırar diliyle bir kere daha “Amin!” diyoruz:

Ya Rabbelâlemîn! “Kullarım Benden bir şey dileyecek olurlarsa Ben onlara yakınlardan daha yakınım ve dualarına mutlaka icabet ederim” buyuran Sensin ve Senin buyruklarının hak ve hakîkat olduğu hususunda asla şüphe edilemez. İşte zayıf ve aciz kulların olarak yüce huzuruna baş koyduk; kendimize zulmettiğimizi ve daha başka günahlarımızı itiraf ediyor ve “Tevbeler olsun ya Rabbi! Tevbeler olsun!” diyoruz. Evet, Senin hoşnut olmadığın ne kadar çok günaha bulaşmışsak hepsi için bağışlanma diliyor, bunun için de yüce dergahına iltica ediyoruz. Gaffâr ism-i cemîlinin hakkı için, ne olur, günahlarımızı ört ve bizi onların kirinden, isinden, pasından, tozundan, dumanından arındırarak zâhir ve bâtın latîfeleri dupduru insanlar haline getir! Şayet kusur, hata, günah ve isyanlarımızdan dolayı isimlerimiz şakîler defterine kaydolmuşsa, ne olur bahtına düştük, ismimizi oradan kaldır ve iyilerin, makbul ve mukarreb kulların isimlerinin kayıtlı olduğu kütüğe yazdır!.

Ey merhametine, şefkatine, keremine, ihsan ve lütuflarına nihayet olmayan Rahmet Sultanı Rabbimiz! Senden, bize de, dostlarına bulunduğun gibi muamele etmeni diliyor, hoşnutluğunun şerbetiyle bizi de ferahlandırmanı dileniyoruz.

Rabbimiz! Haddimizi aşarak bütün bunları Senden isteme cür'etinde bulunuyoruz, zira gidecek başka hiçbir kapımız yok ve Sen de bizim yegane Mevlâmızsın! Hem ne güzel Mevlâ ve ne güzel Dostsun! Ne olur, eksik gedik de olsa teveccühlerimizi kabul buyur; ar ve utanç sebebi olabilecek durumlara düşmemize müsaade etme!

Rabbimiz! Salât ü selâmla başladığımız duamızı yine salât ü selâmla nihayetlendiriyor, âlemlere rahmet vesilesi olarak gönderdiğin En Büyük Elçi'ne, İslam'ın bize kadar gelmesinin en önemli vesileleri olan Hâne-i Saadet'in güzide sâkinlerine, sahabe nesline, en mükemmel ve en kuşatıcı salât ü selâmlarla yerler ve gökler dolusu salât ü selâm ediyor ve başta Efendimiz olmak üzere onların yüzü suyu hürmetine dualarımızı kabul buyurmanı diliyoruz. Bizi lütfen ve keremen huzurundan boş geri çevirme!..

 

Ey Yücelerden Yüce Rabbim! Bütün mal ve mansıp sahipleri kapılarını sürmelediler. Sen’in yüce dergahının kapısı ise asla kapanmaz ve dilekte bulunanlara her zaman açıktır.

Ya Rabbî, Ya İlahî! Yıldızlar gaybûbet âlemine, gözler de uykuya daldılar. Sen ise, ey Rabbim, Hayy’sın, Kayyûm’sun; uykudan, uyuklamadan sonsuz defa münezzeh ve müberrâsın.

Ya Rab! Gece, karanlığıyla mevcûdâtın üzerini örtünce döşekler de seriliverdi ve sevenler sevdikleriyle başbaşa kaldılar. Sen, Sen’in yolunda, Sana ulaşma istikametinde cehd ü gayret içinde bulunanların biricik sevgilisi, (benim gibi) yalnızlık gurbetine maruz kalanların da yegane enîsisin!

Ya İlâhî! Ulu dergâhına sığınan bu kimsesiz kulunu kapından kovacak olursan ben gidip hangi kapıya iltica edebilirim ki! İlâhî! Yakınlığından mahrum edersen beni, o zaman ben kimin yakınlığını umabilirim ki! İlâhî! Şayet Sen bana azap etmeyi murad buyurursan, ben biliyorum ki, cezalandırılmaya fazlasıyla müstehakım! Fakat affınla sarıp sarmalarsan, o da Sen’in lütfun ve keremindir.

Ya Seyyidî, ya İlâhî! Marifet erbabı kulların Sen’i bulduklarında Sen’den başka ne varsa hepsinden yüz çevirmişlerdir. Salih kulların Sen’in fazlınla necâta ermişlerdir. Taksîratı pek çok günahkarlar da “Tevbe, ya Rabbi!” deyip yine Senin kapına yönelmişlerdir.

Ey affı güzel Rabbim! Ne olur, affının serinliğini ve marifetinin halâvetini benim ruhuma da duyur ve beni onlarla doyur! Her ne kadar ben bunlara lâyık olmasam bile, haşyetle önünde iki büklüm olup ikâbından sakınılmaya lâyık olan da, mücrimlerin günahlarını bağışlama şanına yaraşan da yalnız Sen’sin!  

Allahım! Nurunla bizi dosdoğru yola hidayet eyle ve yüce huzurunda hep sadâkatle kullukta bulunma payesini bize de lutfet!; lutfet ki Allahım, dillerimiz sürekli Sen’in zikrinle meşgul, bedenimiz bütün uzuvlarıyla Sen’in emrine mutî’, kalblerimiz de yalnız Sen’in marifetinle dolu olsun. Ruhlarımızı müşâhedenle kanatlandır; kalb, sır gibi latîfelerimizi de yakınlığınla taçlandır. Sen her şeye kâdirsin. Sen’den dünya hayatında zühdümüzü ve nezdindeki derecelerimizi artırmanı diliyoruz.

Ey kalblerin ancak yakınlığıyla sükûna erdiği.. hayatın sadece lütf u ihsanıyla başladığı ve devam ettiği.. ünsüyle ve dergahının kapısını hep açık tutmakla, salih ve mukarreb kimselerin gönüllerine ferahlık salan.. ölümü ve hayatı yaratan.. uzaklaştıran ve yakınlaştıran.. saîd ve şakî kılan.. kalbî istidadını kaybetmişleri dalâlet çukurlarına atan ve temiz gönülleri sırat-ı müstakîme ulaştıran.. fakirliğe maruz bırakan ve zenginlikle serfiraz kılan.. kullarını imtihan eden.. dilerse affeden.. her şeyi takdir buyuran ve irade ettiklerini kazasıyla varlık sahasına çıkaran Yüceler Yücesi Allahımız! Biz katiyen inanıyoruz ki, olup biten her şey Sen’in ezelde takdir buyurduğun büyük planın birer parçası olarak meydana gelmektedir.

Rabbim! Sen’in kapından başka hangi kapıya yönelebilir, Sen’den başka kime teveccüh edebilirim!? Ululuk ve azamet tahtının yegane sultanı Sen’sin; güç ve kuvvet de yalnız Sana aittir. Yüce Rabbim! Sen Maksûd-u Hakikî iken, ben başka kimi maksat ittihaz edebilirim!? Sen yegane ma’bûd iken, ben başka kime ubûdiyette bulunabilirim!? Bütün hazineler Sen’in tasarrufun altındayken benim ihtiyaçlarımı başka kim karşılayabilir!?

Ey kullarının Kendisine tevekkül ettiği.. korkanların dergahına sığındığı.. darda kalmışların ümitlerini ihsanlarına bağladığı.. ızdırar içerisinde kıvranan bîçarelerin güç ve kuvvetine, rahmetinin enginliğine sığındığı.. fazl u keremine ellerin açıldığı ve dileyenlerin kapısına yöneldiği Ulu Mevlâm! Hiçbir surette ve hiçbir sebeple Sana karşı şekvada bulunma hakkım yoktur; ben de salih kulların gibi rahmetini ümid ediyor ve inayetini diliyorum; beni tevekkül gibi yüce bir hasletin özüne varmış bahtiyarlardan eyle! Ey kullarına en yakın olan, onları işiten ve isteklerine icabet eden Rab! Bu nâçar kulunun dileklerine de cevap ver; onun endişe ve korkularını da gider ve umduklarında haybet ve hüsrana uğratma!..

Yüce Allah’ım! Bizler yürüyeceğimiz yolu tam olarak bulamamış bir kısım şaşkınlarız; yolların en müstakîmine Sen bizi hidayet et! Fakirliğimize, zayıflığımıza ve aczimize derman ol; günahlarımızı yarlığa, ey Nur, ey Hâdî, ey Ganiyy, ey Kaviyy, ey Gafûr u Rahîm! Allahım, nezdinden göndereceğin bir ruhla bizi te’yîd ve takviye ve ilm-i ledünden bize de ta’lim buyur.. razı ve hoşnut olduğun yüce dinimiz üzerine ayaklarımızı sabitle ve bizi, haklarında ebedî saadet takdir buyurduğun, hoşnutluğunla sevindireceğin, cemâlinle gözlerini aydınlığa kavuşturacağın bahtiyar kullarından eyle!

Allahım! Şu muvakkat dünya hayatında sadece Sana kullukta bulunmak ve masiyetlerden kaçmak istiyorum. Bu dileklerimi gerçekleştirmeyi benim için kolay kıl; neticede de beni Cennetine al, cemâlini müşahede ile mesrûr et ve ikaba uğramaktan sıyanet buyur! Allahım! Ömrümüzü hep tâat eksenli sürdürme, ölmeden evvel de tevbe kurnalarında küçük-büyük bütün günahlarımızdan arınıp öylece huzuruna gelme hususunda bizden yardımını esirgeme! Sorgu esnasında yalpalamaktan ve kaybetmekten koru ve bizi kitabını sağından alanlardan eyle.. mahşer gününün korku ve endişelerinden emin kıl.. sırat-ı müstakîminden ayırma.. rahmetinle, kereminle bizi naîm cennetlerine al.. affınla, hilminle muamelede bulun; bulun ki dokunamasın bize o azab-ı elîm, ey Berr u Rahîm ve ey Halîm ü Kerîm!

Ya Ekreme’l-ekremîn! Bizim bir faydayı celbedecek ya da bir zararı def’edecek güç ve kuvvetimiz yoktur. Hiçbir şeye sahip olmayan bir kısım fakirler, hiçbir şeye güç yetiremeyen bir kısım zayıflarız. Hayır bütünüyle Sen’in elindedir ve her iş encamı itibarıyla Sana rücû edecektir. Allahım! Bizi emir buyurduğun hususları gerçekleştirmeye muvaffak kıl.. mükellef tuttuğun vazifelerimizi yerine getirebilmemiz için yardımcı ol.. fazl u rahmetinle bizi başka her şeyden müstağnî tut.. inâyât ü kereminle kırık döküklerimizi onar ve mâ fâtımızı (fevtettiğimiz şeyleri) telâfi imkanları sun!

Allahım, merhameti sonsuz Allahım! Bizim idrak ufkumuzun kuşatamadığı ya da istemeyi bile bilemediğimiz, hayır olarak kullarından herhangi birisine vaad ya da ihsan ettiğin ne kadar güzellik varsa onların hepsini rahmetinden biz de  diliyoruz. Allahım! Zayıflığımı, çaresizliğimi, insanlar arasındaki önemsizliğimi, değersizliğimi Sana şikayet ediyorum. Sen Erhamürrâhimînsin; bütün çaresizlerin Rabbi de, bu çaresiz kulunun Rabbi de Sen’sin; beni, kötülük yapacak, düşmanlıkta bulunacak kimselerin insafsızlığına terketmezsin. Ah, keşke bu mücrim kuluna karşı gazabın olmadığını bir bilebilseydim; o zaman başka hiçbir şeyi önemsemezdim. Affına layık değilim ama onu da dört gözle beklerim. Gazabının gelip beni bulmasından, hiddetine maruz kalmaktan, bütün karanlıkları ışığa kavuşturan ve dünya ve ahiret umûrunun salâhına vesile olan nuruna sığınıyorum. Benim halimi ıslah edecek güç ve kuvvet de yalnız Sen’dedir; Sana sonsuz hamdediyor ve hoşnutluğunu diliyorum.  

Ey emellerimi lütf u keremine ve ihsanlarının güzelliğine bağladığım.. gizli-açık her hâlimi gören ve âkıbetimin nasıl olacağını bilen Yüce Rabbim! İnişli-çıkışlı hallerimi ve dilimin hâcâtıma tercüman olamayışını da yine Sana şikayet ediyorum. Yegane mâlikim Sen, yaptığım her işi neticeye erdirecek olan Rabbim de Sen’sin. Hiçbir halim Sana gizli kalmaz. Gamlarımı, kederlerimi görür, işitir ve bilirsin.

Rabbim! Dûçar kaldığım musibetler büyüdü de büyüdü.. tasalarımın hadd ü hesabı yok.. gençliğim çoktan elden gitti.. duygu ve düşüncelerim duruluğunu kaybetti.. topyekün kederler üzerime çullandı. Bir mükafaata mı mazhar olacağım yoksa bir mücazaata mı maruz kalacağım, onu da kestiremiyorum, ey dönüşümün Kendisine olacağı, içimden geçenleri de, dışıma aksedenleri de, arzularımı da, sonumun nasıl olacağını da bilen Rabbim!

Allahım! Aciz ve zayıf düştüm.. çaresiz kaldım.. fikrim herc ü merce uğradı.. durumum iyice zora girdi.. halim kötüleştikçe kötüleşti.. hayallerimin gerçekleşme ihtimali iyice düştü.. hasretim büyüdükçe büyüdü.. âh u enînlerim semalara ulaştı.. sırlarım âşikâr oldu.. gözyaşlarım sel olup aktı...

Allah’ım, Sen benim yegane melceimsin. Huzuruna gelebilmek için en büyük vesilem de yine Sen’sin, Sen’in rahmetindir; açığımı ve gizlimi bilen sadece Sen olduğun için acılarımı, ızdıraplarımı Sana arzediyor, başımda dönüp duran felaketleri def’etmeni diliyorum. Ulu Allahım, Sen’in kapın talebi olanlara her zaman açıktır ve Sen’in fazlın muhtaç olanlara mutlaka ulaşır. Arz-ı hal edilebilecek ve bir talepte bulunulabilecek en son merci yalnız Sen’sin. Ey duyan, gören, olup biten her şeyi manzar-ı âlâdan temâşâ eden; arzın ve semanın, esmâ-i hüsnanın sahibi; isimleri kainatın devam ve bekasının vesilesi Yüce Rabbim! Sen’den, akan gözyaşıma, bitkin ve bîtap düşen bedenime, dermansız halime, sönüp gitmeye yüz tutmuş gençliğime merhamet etmeni diliyorum.

 Ya Rab! Bu nâçar kulunun önündeki yollar daraldıkça daraldı.. bütün kapılar yüzüne kapandı.. neticeye götüren yola girmesi de iyice zorlaştı.. üzüntüsü, tasası arttıkça arttı.. ömrü tükenmeye yüz tuttu da, hâlâ huzura, rahata ve gönül duruluğuna giden kapılardan hiçbiri açılmadı.. günler geldi geçti de nefis gafletten ve aşağılık işlerden bir türlü elini eteğini çekmedi. Ey Kendisine el açıldığında cevap veren, dilediği hususu süratle gerçekleştirmeye muktedir olan, azametli, kerîm ve lütufkâr Rabbim! Benim içine düştüğüm musîbetleri de ancak Sen berteraf edebilirsin. Recâ hislerimi tamamıyla Sen’in inayetine, rahmetine, şefkatine bağladım; ne olur, bu bendeni haybet ve inkisara uğratma!

Ey benim Yüce Rabbim! Dualarıma perde koyma, dileklerimi geri çevirme ve beni hicranımla, bir hiç hükmünde olan havl ve kuvvetimle başbaşa bırakma! Acziyetime, ihtiyacıma merhamet et! Sadrım daraldı, fikrim teşvişe uğradı; ne yapacağımı, nasıl davranacağımı şaşırmış bir halim var. Gizlimi de açığımı da bilen Sen, fayda temin edecek, zararı def’edecek Sen, yüce nezdinden sürpriz bir fereç ve mahreç gönderecek Sen, bütün zorlukları kolay hale getirecek de yine Sen’sin! Rabbim! Rahatsızlığı arttıkça artan, şifa bulması zorlaştıkça zorlaşan, dertleri çoğaldıkça çoğalan, devaları iyice azalan, başındaki musibetler bütün bütün kabaran, onlardan kurtuluş çareleri hiç denilecek kadar zayıflayan bu bîçareye merhamet et, inayet elini uzat! Ey teveccühleriyle mahzun kullarının kalblerini imar buyuran, cömertliği ve nimetleriyle bütün mevcûdatı kuşatan Merhametliler Merhametlisi! Çaresiz kalanların melcei, ümidi, yardım edeni ve şifa vereni yalnız Sen’sin. Ben de Sen’in kulunum.. ben de Sen’in nezdindekilere muhtacım. Fakirim; sehavetinden fışkıran lütuflarını gözlüyorum. Günahkârım; günahlarımı silip süpürdüğün, beni de affınla sarıp sarmaladığın müjdesini bekliyorum. Çok korkuyorum; müsamaha ve emn ü eman diliyorum. İsyankârım; ettiğim tevbelerin, kötülük ve isyan kokan hatalarımı toz-duman edeceği ümidini taşıyorum. Kapında fakir ve aciz bir dilenciyim; ihsanlarının gelip beni de sürûra garkedeceği recasıyla yaşıyorum. Sayısız kayıtların mahpusu oldum; kulluğuma mani olan o bağların süratle çözüleceği ve müşahede ufkuyla sevindirileceğim ümidini besliyorum. Aç ve üryan bir vaziyette, dergahının önünde, kurb kevserlerine kanacağım, iman libasıyla donatılacağım intizarı içindeyim. Susuzluktan dilim damağım kurudu, ciğerlerim kavruldu; elemli ateşlerimin ferahlatan bir serinliğe inkılâb edeceği, muhabbet oluklarından kana kana içeceğim, kurb kâselerinden yudumlar alacağım, sıkıntılarımın, elemlerimin, rahatsızlıklarımın ve hüzünlerimin bir bir dağılıp gideceği ve sürpriz sevinçlere dönüşeceği, bütün hastalıklarımdan şifa bulacağım anları gözlüyorum. İniltiler içinde huzuruna gelmiş garip bir yolcuyum. Vatanından, tanıdıklarından cüdâ düşmüş bir zavallıyım; dilerim ki bu gurbet, bu şekâvet ve bu talî’sizlik daha fazla sürüp gitmesin, gitmesin de bir an evvel gurbetim sıla olsun.. ruhum ve bedenim, ağaçların altında ılgıt ılgıt esen meltem rüzgarlarının serinliğiyle huzura doysun.. gönlüm lütf u ihsanla dolsun.. kalbim rahmet ve rıdvan esintileriyle ferahlık bulsun, ya Azîm ü ya Mennân, ya Kerîm ü ya Rahman, ya Sâhibe’l-cûdi ve’l-ihsan ve’rrahmeti ve’l-gufran, ya Allah, ya Rab, ya Allah, ya Rab, ya Allah, ya Rab! Kevn ü mekanın artık dar geldiği, varlığın bütünüyle kendisinden uzak durduğu, ünsiyete yanaşmadığı, gece-gündüz şaşkın şaşkın, hafakanlar içinde dolaşan, sılada bile gurbet yaşayan, hiçbir yere sığmayan, zaman geçse de dertleri, tasaları azalmayan, vahşîler gibi mahlukatla bir türlü ünsiyet edemeyen bu kuluna merhamet et!

Rabbim, Yüce Rabbim! Sen’den başka bir rab var mı ki, ona yalvarayım.. başka bir ilah mı var ki, ümitlerimi onun vereceklerine bağlayayım.. Sen’den gayrı bir kerem sahibi mi var ki, ondan atâ ve ihsan talebinde bulunayım.. cömertliğiyle maruf başka birisi mi var ki, onun fazlına bel bağlayayım.. Sen’den gayrı bir hâkim-i mutlak, el açılan, ihtiyaç arzedilen bir başkası mı var ki, şikayetlerimi ona ileteyim ya da işlerimi ona havale edeyim!? Hayır ya Rabbi, hayır, Sen’den öte kerem ve cömertlik sahibi yoktur. Ey gazabından rahmetine sığındığımız, kullarını koruyup kollayan fakat Kendisi asla bir himayeye ihtiyaç duymayan Rabbim! Sen’den başka keremi ve ihsanı bol kerîm bir rab var mı ki, gidip ona el açayım!? Allahım! Dost bildiklerim bana hep cefa ettiler.. tabîp zannettiklerim canımdan usandırdılar.. yakın-uzak herkes hep şamataya aldılar; dertlerim de büyüdükçe büyüdü. Vedûd ü Karîb, Raûf u Mücîb bir tek Sen’sin; ne olur, merhametini esirgeme ve gidecek başka kapısı olmayan bu kulunun yalvarışlarına da icabet buyur!

Rahmeti, şefkati, re’feti ve merhameti, zayıfların ve güçsüzlerin sığınağı olan Yüceler Yücesi Rab! Her şeyi bilen ve dilediği her şeyi gerçekleştirmeye muktedir olan yalnız Sen iken, kime gidip halimi arz edebilirim ben!? Her halimi görüp bilen, dost ve yardımcı Sen olduğun halde, başka kimden yardım dilenebilirim!? Kerem Sen’in şanın iken başka hangi kapıya iltica edebilirim!? Hem, Sen’den başka benim yaralarımı kim tedavi edebilir, kırıklarımı kim sarabilir; dağlar cesametindeki günahlarımı kim affedebilir!?

Ey bütün sırlara nigehbân, sadırlarda saklanan her şeye muttali olan.. gücü, kuvveti elinde bulunduran ve varlığa hükmeden.. her şeyin evveli ve her şeyin âhiri olan Rabbim! Sen’den, beni sorgusuz, sualsiz, meccanen affetmeni diliyorum.

Ey herşeyin dizginlerini elinde tutan.. hiçbir şeyin Kendisine zarar ve fayda veremediği, galebe edemediği.. hiçbir şeyin ilminden ve nazarından kaçamadığı, Kendisine ağır gelmediği.. hiçbir yardıma ihtiyacı olmayan.. hiçbir şeyin meşgul edemediği.. aciz bırakamadığı.. Kendisine benzemediği.. her şeyin yegane mâliki olan ve anahtarlarını elinde bulunduran Yüce Rabbim! Üzerimde dönüp dolaşan bütün zararları uzaklaştır.. işlerimi kolaylaştır ve bereketlendir.. beni altından kalkamayacağım şekilde muhasebe ve muahazeye tâbî tutma.. mevhibelerini sağanak sağanak başımdan aşağıya yağdır.. her şeyin hayırlısını nasip et ve bütün muzır ve şerîr şeylerden sıyanet buyur!

Ey her şeyin evveli, âhiri, zâhiri, bâtını olan.. her şeye hükmeden.. her şeyi sayıp ortaya döken.. başta yaratan, ölümden sonra tekrar hayat veren.. bilen.. kuşatan.. gören.. müşahede eden.. kim ne işlerse hepsini kaydeden.. küçük-büyük yapılan her şeyi gören, haberdar olan.. Kayyûm ismiyle varlığı ayakta tutan.. görünür âlemin verasında, verâların da verasında tasarruf sahibi bir zat olan Yüce Rabbim! Sen her şeye kâdirsin, ne olur, benden bilerek ya da bilmeyerek sâdır olmuş ne kadar hata, günah ve isyan varsa onları da mağfiret buyur!.

Allahım, Ulu Allahım! Zerrelerden seyyarelere kadar bütün varlık, Sen’in mehâbet ve mehâfetin karşısında hep iki büklümdür. Sen ise bütün korkulardan münezzeh ve müberrâsın. Sen’den bir daha sorgu-suale maruz kalmayacağım şekilde beni affetmeni istirham ediyorum, ey kat kat perdeler ötesinden, verâların verâsından bütün varlığı evirip çeviren Allah’ım! Ey inanan kulların reca kaynağı, ümit ettiğim hususlarda beni hayal kırıklığına uğratma! Ey rahmet dileyenlere merhamet tecellîlerinde bulunan, bana da rahmetinle muamele eyle! Ey inanmış gönülleri inayetiyle koruyup kollayan, yardımınla beni de te’yîd buyur! Ey tevbe edip yeni bir teveccühle dergahına dönenleri muhabbet tecellileriyle karşılayan Rab, Kainatın Medar-ı İftiharı, Sen’in habîbin Muhammedü’l-Emîn hürmetine, benim ve topyekün müslümanların tevbelerimizi kabul et! Amin, Amin ya Rabbe’l-âlemîn!

Sen’in Kitab-ı Mübîn’indeki, “Ey müminler! Nebîler Serveri Hazreti Ahmed ü Mahmûd u Muhammed Mustafa’ya çok salât ve selam edin!” emrine ittibâen, o İnsanlığın Efendisi’ni, âlini ve bütün ashabını salât ü selamlarla anıyor, el açışlarımızın, yakarışlarımızın en güzel ve en hayırlı şekilde cevaplanacağını ümit ediyoruz! Bir kısım densizlerin yakıştırmalarından doğu ve batı arasındaki mesafeden kat kat daha uzak, insanlığı aydınlatmak için her zaman değişik elçiler gönderen, âlemlerin Rabbi Allahımız! Beklediğimiz hususlarda bizi inkisara uğratma, ne olur!

 

 

- Salı, Mart 18, 2008 - yorum {1} - yorum yaz


2007 ARAFAT VAKFESI DUASI

Kategori: -DuaDemeti

 

 

 

- Salı, Aralık 18, 2007 - yorum {1} - yorum yaz


DUA

Kategori: -DuaDemeti

Allah'ım! Sen bütün varlıkların gerçek maliki ve onlarda görünen her türlü fiil, hal, şe'n ve tasarrufun sahibi olan Melik'sin; varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zati, ezeli ve ebedi olan Hay'sın; varlığınla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyum'sun, Kainattaki bütün varlıkların dayandıkları tek gerçek Senin isim ve sıfatlarının tecellileridir ve Sen, zatın gerçek olduğu gibi, şuunat, sıfat, isim ve fiileri de gerçek olan Hak'sın; Peygamber ve kitaplar göndererek Kendini tanıttıran ve razı olacağın şeyleri insanlara, cinlere ve dilediğin varlıklara bildiren Mübin'sin

Öyle ki, Senden başka hiçbir İlah yoktur. Sen benim Rabbim'sin, zira beni Sen yarattın. Ben ise Senin kulunum. Sana verdiğim söze ve vaadime gücüm yettiği kadar bağlıyım. Yaptığım kötülüklerin şerrinden Sana sığınırım. Üzerimdeki nimetin olan iyilik ve sevaplarımla huzuruna geliyor ve günahlarımla birlikte Sana dönüyorum. Günahlarımı affet, çünkü günahları bağışlayan başka kimse yok, ancak Sen varsın, teşekkürler Allah'a aittir. Allah'tan başka hiçbir İlah yoktur. Allah en büyüktür ve yüceler yücesidir. Varlık alemine çıktığımız andan itibaren yaratılış gayemize ulaşancaya kadar her türlü tehlikeden, olumsuz hal ve tavırlardan bizi kurtaracak kudret; bütün istek ve arzularımıza bizi kavuşturacak kuvvet, ancak yüceler yücesi büyük Allah'ın kudret ve kuvvetidir.

- Cuma, Ağustos 17, 2007 - yorum {0} - yorum yaz


haftanın duası

Kategori: -DuaDemeti

Evvel-âhir bütün hamd ü senâlar, şükürler Âlemlerin Rabbi Cenâb-ı Allah’a, nihayetsiz salât ü selam da kâinatın medar-ı iftiharı (aleyhi efdalüssalevât ve ekmelüttahiyyât) Efendimiz’in, ehl-i beytinin ve ashâb-ı güzîninin üzerine olsun!

Ya Rabbe’l-âlemîn ve ya Ekrame’l-ekramîn ve ya Erhamer’r-râhimîn! Affına sığınarak bir kez daha huzurunda içimizi dökmek, el açıp muradımızı dillendirmek istiyoruz:

Allahım! Yüce nezdinden göndereceğin bürhanlarla bizi te’yîd buyur.. hakkı-hakîkati, selim ve sâlim aklı ve apaçık beyanı her zaman yol arkadaşlarımız eyle.. ulu katındaki ulvî sırların perdesini bizim için de aralayıver.. ne olur, gözlerimizin nuru muhlis ve muhlas kullarına gösterdiğin güzellikleri bize de göster.. rahmet hazinelerini bizim için de aç, aç ve bizi bırakma başkalarına muhtaç!

Ey bütün mülkün sahibi olan ve keremine hudut olmayan rahmeti engin Rabbimiz! Yüce Zâtına yakınlıkla serfiraz kıldığın kulların için nezdinde tuttuğun lütuflarla biz aciz ve muhtaç kullarını da sevindir ve bizi mahrum ve ümitsizliğe yenilmiş bîçarelerden eyleme! Ya Rab, mevhibe sağanaklarınla bizi de sırılsıklam hale getir.. ulûhiyetinin ve rubûbiyetinin sırlarını bize de aç ve yüce katından göndereceğin inayet, sıyanet ve kilâetle bizi de te’yîd buyur...

Ya Rabbenâ! Münacâtımızın âhirinde peygamberler silsilesinin biricik kumandanı Hazreti Ahmed ü Mahmud u Muhammed Mustafa’ya, nezîh aile fertlerine, tertemiz, pırıl pırıl ashâb-ı güzînine bir kere daha salât ü selam ediyor, dualarımızı salih kullarının duaları gibi kabul etmeni diliyoruz! Ne olur, ümitlerimizde bizi haybet ve hüsrana uğratma! Amin!

herkul

- Salı, Temmuz 24, 2007 - yorum {2} - yorum yaz


bir dua

Kategori: -DuaDemeti

Allah'im! Bizi sevip hosnut oldugun guzellikleri islemeye ve gerceklestirmeye muvaffak kil..

marifet tecellilerini uzerimizden saganak saganak yagdir.

Bize elbiselerin en guzeli olan takva elbisesini giydir ve

bizi nezd-i ulûhiyetinden gonderecegin bol ve daimî feyizlerle has kullarindan eyle,

ey butun nurlar Kendi nurunun golgesi olan Nurlarin Nuru ve

sinelerde sakli duranlara kadar acik-gizli her seyi bilen Alîm Rabbimiz!

- Saturday, Temmuz 21, 2007 - yorum {2} - yorum yaz


ALİ İBN I ŞİHAB EL HEMEDANI SALAT VE SELAM GETIRIYOR

Kategori: -DuaDemeti

CUMA GECENIZ VE GÜNDÜZÜNÜZ HAYIRLARA VESILE OLUR INSAALLAH

 

 

Cenâb-ı Allah’ın, melâike-i kirâmın, enbiyâ-i izâmın, rusûl-ü fihâmın, hamele-i arşın ve Hakk’ın bütün kullarının salât ü selâmı, Divan-I Nübüvvetin Hâtemi olan Efendimiz (aleyhissalâtü vesselâm)’ın, âile efrâdının, gözde ve güzîde ashabının üzerine olsun. Selâm, bereket ve lütf u ihsan da yine onların üzerine olsun.

Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Allah’ın Rasûlü, Elçisi!
Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Hakk’ın Habîbi, Sevgilisi!
Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Yüce Mevlâ’nın Halîli, Dostu!
Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Allah’ın Nebîsi, Habercisi!
Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Hazreti Rahman’ın Arı-Duru, Mümtaz Kulu!
Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Yaratılmışların En Hayırlısı!
Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Arş-ı İlâhî’nin Nûru!
Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Vahy-i İlâhî’nin Emîn Emanetçisi!
Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Allah’ın Hususî Tercihine Mazhar Seçkin Kulu!
Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Hakk’ın gönderdiği En Büyük Elçi!
Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Cenâb-ı Allah’ın en müstesna zinetlerle donattığı Güzeller Güzeli!

Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey bitmez tükenmez hazînelerin sahibi Ganiy-yi Mutlak Rabb’in en yüce pâyelerle şereflendirdiği Sevgili!

Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Kerîm Rabbin tekrîm buyurup en pahalı ihsanlarla ulvî makamlara ulaştırdığı Sâdık u Masdûk!

Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Hazreti Allah’ın tâzim buyurup şânını zirveye çıkarttığı Nebîler Sultanı!

Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Müttakîlerin İmamı!
Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Nebîler Zincirinin Son Halkası!
Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Günahkarların Şefaatçısı!
Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Rahmeten li’l-âlemîn!
Salât ü selâm Senin üzerine olsun ey Âlemlerin Rabbinin Son Elçisi!

Ey rahmet ve şefkatine hudut olmayan Yüceler Yücesi Rabbimiz! Efendimiz Hazreti Ahmed ü Mahmûd u Muhammed Mustafa’ya, diğer enbiya ve mürselîn efendilerimize, Sen’in mukarreb ibâdın olan melâikeye ve sâlih kullarına her an, yerler ve gökler dolusu salât ü selâm eylemeni diliyor ve dileniyoruz!

Ey Merhametlilerin En Merhametlisi, Sultanımız! Biz günahkar ve asî kullarına da merhamet et ve bizi de o sâlih kullarınla beraber haşr ü neşr eyle!
Evvel-âhir bütün hamd ü senalar, şükürler sadece Senin hakkındır ve biz de yalnız Sana hamdederiz, Rabbimiz!..

- Çarşamba, Mayıs 23, 2007 - yorum {0} - yorum yaz


 

2007 YILI HACCI

ARAFAT VAKFE DUASI

 

Seyfeddin ERSOY

Hac Dairesi Başkanı

 

18.12.2007, Arafat Mekke

  

Âmiiin!!!

 

***

Elhamdü li’llahi Rabbi’l âlemin,

Vassalâtü vesselâmü alâ Rasûlina

Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecmaiyn.

Alemlerin Rabbı, Rahman ve Rahim

Olan Ulu Allah!

Hamd senin, ni’met senin, mülk senin!

Bütün bunlarda eşin ve ortağın

yoktur senin! 

Biz ancak sana ibadet eder,

ancak sana kulluk eder

ve ancak senden yardım dileriz!

Bizleri kendine lâyık kullar eyle,

Yâ Rabbi

 

Server-i asfiyâ,

Hâtem-i Enbiyâ,

Muhammed Mustafa,

Aleyh-i ekmelü’t tahâyâ Hazretlerine

salât-ü selâm ediyoruz;

şefaat-ı uzmalarına cümlemizi ve

cümle geçmişlerimizi nâil eyle,

Yâ Rabbi!

 

Ne mutlu bizlere ki;

şu anda Arafat’tayız!

Haccımızın farzlarından

birisi olan

“Arafat vakfesi”ni

ifa etmek üzere buradayız! ***

 

Dünyanın dört bir yanından gelen;

dilleri, ırkları, kültürleri farklı,

ama; inanç, amaç ve gâyeleri

aynı olan 100 binlerce Müslüman

kardeşimizle birlikte;

hep beraber huzurundayız!

 

***

Kefen misali;

bembeyaz ihramlara bürünerek,

mahşer misali Arafat’ta toplanarak,

 

Malı - mülkü,

Makamı - mevkiyi,

Evlâd’u - ıyâlı

geride bırakarak,

 

Toz - toprak içerisinde;

Yalın ayak - başı açık,

Ayağa kalkmış yalvarıyor,

El açıp duâ ediyor,

Yüce dergâhına iltica ediyoruz:

 

***

 

Vakfemizi mübarek eyle!

Dua ve niyazlarımızı kabul eyle!

Günahlarımızı af ve mağfiret eyle!

Gönlümüzü envâr-ı Kur’an’la tenvir eyle!

Aksal-gayemiz olan

Cennet ve Cemâlu’llah’ı

Ezeli ve ebedi yurdumuz eyle!

Yâ rabbi!

 

***

 

Yâ Rab!

 

Asırlar önce Sen;

Kullarını hacca çağırdın,

Bizler de bu çağrıya;

(Lebbeyk, Allahümme Lebbeyk…)

 

Buyur Allah’ım buyur,

Eşi ve benzeri olmayan

Allah’ım buyur!

Huzurundayız!

Ve emrine âmadeyiz!”,

 

Nidalarıyla icabet ettik!

Ve; ruhlar âleminde

Verdiğimiz sözü yenilemek,

Kulluğumuzu sergilemek üzere;

 

Rahmet diyarı,

Mağfiret diyarı,

Arafat meydanına kadar geldik!

 

Bey’atımızı kabul eyle!

Rahmetini nasip eyle,

Bizi Kulluğuna, bizi sevgine,

Bizi cennetine lâyık eyle,

Bizleri mağfûrîn zümresine

İlhak eyle,

Yâ Rabbi!

 

***

 

Yâ Rab!

Nasip ettiğin

Hidayetten sonra

Yolumuzu ve yönümüzü sapıtma!

Doğruluktan, haktan ve hakikatten ayırma!

 

***

Yanılır, yenilir, unutur

Ve hata edersek,

Sen bizleri onunla muâheze etme!

İşlerimizdeki aşırılıklar sebebiyle

Sen bizleri helâke mahkûm etme,

Zâlim ve hâinlere karşı

bize yardım eyle!

 

***

Bizleri dünyâda

rezil ve rüsvay olmaktan,

Âhirette de Cehennem

azabına dûçar olup,

perişan olmaktan

muhafaza eyle!

  

Yâ Rab!

Şimdi bizler Sevgili Peygamberimizin;

Bundan yaklaşık

1400  sene önce burada

Arafat Vakfesi’ni ifa ettiği

Ve 100 bini aşkın ashabına

Veda Hutbesi’ni irad ettiği.

mekânda bulunuyoruz,

 Tarihi yeniden yaşıyor ve

O’nun sünnetini

Tatbik etmeye çalışıyoruz!

 

***

 

Salât-ü selam, Tahıyyât-ü ikram,

Her türlü ihtiram O’na,

O’nun Âline, Ezvâc-ı Tâhiratına,

Ashap ve etbâına olsun

Yâ Rab!

 

***

Sen bizleri

O’na lâyık ümmetler eyle!

Yolunda ve sünnetinde

Daim ve kaim eyle!

Ahlâkıyla tezyin eyle!

Şefaatine mazhar eyle,

Mahşer gününde de;

O’nun “Hamd Sancağı” altında

Cümlemizi haşr’ü cem eyle,

Yâ Rabbi!

 

***

 

Yâ Rab!

 

Rahmet Peygamberi Efendimizin;

 

Allah’ım!

Haccedenleri bağışla!

Onların bağışlanmasını dilediği

Kişileri de bağışla!”,

Şeklindeki Hayır duasına,

iltifatına mazhar olmuş

Bahtiyar kulların olarak;

Dua ediyor,

Af ve mağfiret diliyoruz:

 

***

 

Sen;  bizleri affeyle!

Analarımızı - babalarımızı affeyle!

Hocalarımızı,  dostlarımızı affeyle!

Bizlere emeği geçenleri,

Üzerimizde hakkı bulunanları,

Bizden hayır duâ umanları,

Buralara bizden selâm gönderenleri,

Hulasa; iman ve ikrar ile

bu dünyadan âhirete göçenleri,

 

Bağışla!

Bizleri Cehennem azabından

emin ve muhafaza eyle,

Yâ Rabbi!

 

***

 

Yâ Rab!

 

Peygamber Efendimizin;

Mebrûr bir hac;  bütün varlığıyla,

dünya ve içindekilerden hayırlıdır,

Makbul bir haccın mükâfâtı

ancak cennettir!”,

müjdesinin hürmetine;

Haccımızı mebrûr eyle!

Sa’yimizi meşkûr eyle!

Zenbimizi mağfûr eyle!

Amellerimizi makbûl eyle!

Kazançlarımızı bereketli eyle!

Ruhlarımızı mele-i âlâda

ferahnâk eyle,

Yâ Rabbi!

 

***

 

Yâ Rab!

 

Rasûl-ü Zişan Efendimiz;

“Hac Arafat’tır!”

Buyuruyor!

 

Bizler de bu gün Arafat’ı idrak ediyoruz!

Arafat’ı Arafat yapan değerler hürmetine,

Arafat’ta gizli sırlar, mânâ, feyiz

Ve bereketler hürmetine,

Bütünüyle ondan istifade edebilmeyi,

Arafat’ın şuuruna erebilmeyi,

Bizlere nasip ve müyesser eyle!

Arafat’ta bağışlanacaklar zümresine

Bizleri de dâhil eyle!

Yâ Rabbi!

 

***

 

Yâ Rab!

 

Habib-i Kibriya Efendimiz;

Günahların öylesi var ki;

Onları ancak Arafat’ta vakfeye

Durmak affettirebilir!”,

Buyuruyor!

 

***

Allah’ım!

Beşer olarak bizler

akla hayâle

gelmedik hatalar yaptık!

Çeşit çeşit de günahlar işledik!

 

***

Yaptığımız hatalar,

İşlediğimiz günahlarla da

çok kirlendik!

 

***

Şimdi ise yaptığımız O hatalara gâyet

Peşiman olduk!

Ve bir daha da onları

İşlememeye söz verdik!

 

***

 

Lütf’u kereminle:

Dua ve niyazlarımızı kabul eyle!

 

Daha buradan ayrılmadan;

Affedilmedik hiç bir günahımızı,

Setredilmedik hiç bir ayıbımızı,

Giderilmedik hiç bir sıkıntımızı,

Karşılanmadık hiç bir ihtiyacımızı,

Ödenmeyecek hiç bir borcumuzu,

İyileşmeyecek hiç bir derdimizi,

Şifa bulmayacak hiç bir hastalığımızı,

Onulmayacak hiç bir yaramızı

Bırakma,

 

***

 DEVAMI-------------------------------

http://www.file-upload.net/download-562908/2007-YILI-HACCI-arafat-duasi.doc.html

Son Sayfa Sonraki Sayfa
Hakkımda
güzel bir forum adresi.... www.nurforum.org/forum/index.php
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Diyanet
Avrupa
Hazreti Muhammed sas
Kategoriler
  • -DESTEK
  • -Dingorevlisi
  • -DuaDemeti
  • -GULLERIN-EFENDISI
  • -hutbeornekleri-hutbedualari
  • -ilmihal
  • -KUTLU-DOGUM
  • -NAMAZ
  • -Yorum-Makaleler
  • ALLAH
  • Almanca
  • Anne
  • BASIN
  • baziilgicekendinibilgiler
  • canakkale
  • Cocuk
  • Diyanet_Hac_Sorulari
  • DiyanetSinavSorulari
  • genc kalemler
  • GÜNCEL
  • hadis
  • HATIM
  • HikayeAlintilari
  • hurafe
  • ibretler
  • IZLE-DINLE
  • Kulakveriniz
  • kuranikerim
  • linkler
  • MERAK-ETTIKLERINIZ
  • Millilerimiz
  • NE-GUZEL
  • ney
  • piyes
  • RAMAZANVEKADIRGECESI
  • SAHABE
  • siir
  • tarih
  • TERIMLER
  • YARDIM
  • YazKuranKursu
  • Son Yazılar
    - Asıl değişen sizin kalbiniz
    - Camilerin altındaki dükkânların kirası Maliye'ye gidecek
    - YALNIZLIK KAPINI ÇALMADAN... ZEYNEP YETER ARSLAN
    - etkinkiller camiler ve din görevlileri haftası
    - Ramazan Bayramı Mesajı
    - KADİR GECESİ MESAJI
    - DİTİB Genel Başkanı Sadi Arslan’ın Ramazan Ayı Mesajı
    - 2009 Yılı Sadaka-ı Fıtır Miktarına İlişkin Din İşleri Yüksek Kurulu Kararı
    - 3 ay yaz tatiline girilmistir
    - Üç Aylar ve Regâip Kandili
    - Na't-ı Şerîf
    - Gel Uyan Gecelerde
    - Bir Gece-Mehmet Akif Ersoy
    - Canlara Cânân Diye Sevdim
    - İlâhi
    - Yoga ve Düşündürdükleri
    - Aydınlanmanın ve Pozitivizmin İslam'a Bakışımıza Etkisi
    - diyanet 2009 yurtdisi görevlendirme test sinav sorulari
    - VII. Avrasya İslam Şurası Sonuç Bildirisi
    - Ditib Camii -köln merkez camii-diyanet
    - DİTİB – Genel Merkezi ve Merkez Camii
    - katliama tepki
    - Diyanet
    - Hacı Kazım Ozan'ın cenazesi defnedildi
    - mardindeki katliam